Son Dakika -
EDİRNE RESMİ
YOLAGELDİLİ AİLESİ

Gazi 9 Umdeyi Açıkladı;


 7.8.2016 22:12:44   616 kez okundu.
 Kategori : GENEL İÇERİK

Gazi 9 Umdeyi Açıkladı;

Gazi 9 Umdeyi Açıkladı;

 8 Nisan 1923 tarihinde Gazi Mustafa Kemal 9 Umdeyi (ilke) açıkladı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin seçim bildirisi niteliğindeki bu ilkelerin başında, ‘Egemenlik Ulusundur’ maddesi gelmekteydi.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa’nın milletvekili seçimi dolayısıyla millete, “Dokuz Umdeyi içine alan beyannamesi.

“…Bu ilkeler, memleketin en ivedi ihtiyaçları ve birçok uzman kişilerin görüşleri ve özellikle İzmir’de, bütün memleket temsilcilerinden oluşarak açılan İktisat Kongresi çalışmaları da göz önüne alınarak tespit edilmiştir.”

Mustafa Kemal’in , başkanı bulunduğu Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne, seçim nedeniyle bildirgesi: “…Milletimiz, gelecekteki idaresini üzerine alacak olanları seçim ile ayırmak kararını vermiştir. Müdafaa-i Hukuk örgütümüz, milletin bu kararı karşısında mazide ispat ettiği liyakat ve nitelikleriyle gelecek için de itimada değer olduğunu ve milletin oylarına hak kazanmış bulunduğunu iddia edecektir. Eğer Müdafaa-i Hukuk örgütümüzün üyeleri, milletin oylarını kazanırlarsa gelecekte Büyük Millet Meclisi’nde memleketi idare sorumluluğunu üzerine alacaklardır.”

Atatürk’ün 14 Ocak-20 Şubat 1923 tarihleri arasında gerçekleştirdiği Batı Anadolu seyahatinde verdiği söylevleri halkın vatanseverlik duygularını kamçılayıcı veya öğretici niteliktedir. Bu seyahatler, “Onun ileride de çıkacağı yurt gezilerinin birincisidir ve Türkiye’de yönetenle yönetilenler arasında yeni ve insan insana bir ilişkinin başlangıcıdır.” Atatürk, bu yurt gezisi sırasında yaptığı konuşmalarda gericiliğin ve yobazlığın etkilerine karşı koymaya çalışmıştır. Atatürk, bu seyahatinin nedenini şöyle açıklar. “Efendiler, saltanatın ilgası, hilâfet makamının salahiyetsiz kalışı üzerine, halk ile yakından temasa gelmek, ahval-i ruhiye ve temayülât-ı fikriye yi bir daha tetkik etmek mühimdi. Bundan başka, Meclis son senesine dahil olmuş bulunuyordu. Yeni intihap münasebetiyle, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni siyasî bir fırkaya tahvil etmeye karar vermiştim. Sulh takarrür ettiği takdirde, cemiyet teşkilâtımızın, siyasî fırkaya inkılâbını lüzumlu görüyordum. Bu hususta da halk ile bizzat hasbihal etmeği muvafık ve faydalı mütalâa ediyordum. Zaferden sonra, talim ve terbiye ile iştigale başlamış olan ordumuzu da yakından görmek istiyordum.”

Atatürk, Balıkesir konuşmasında açıkladığı şekliyle, halkı meslekler ve mesleklerdeki insanların çokluğuna göre beş kategoriye ayırır: Çiftçi ve çoban, büyük arazi ve çiftlik sahipleri, sanat sahipleri ve kasabalarda ticaret yapan küçük tüccarlar, işçiler ile aydınlar ve bilim adamları. Atatürk’e göre, aydınlara ve bilginlere düşen görev, halkın içine girerek onları aydınlatmak, yükseltmek ve onların kendilerini geliştirme çabalarına yardımcı olmaktır. Onun ifadesiyle, “münevver sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında tabii bir intibak olmak lazımdır”. Yine Ona göre, çeşitli meslek erbabının çıkarları birbirine bağlı olduğundan, halkı sınıflara ayırma olanağı yoktur; bu meslek sahiplerinin tamamına halk denir. Atatürk’ün toplum görüşünde, milletin refahının ve ülkenin bayındırlığının önemli yeri vardır. Taner Timur’a göre, “belli bir ‘refah devleti’ ideali Atatürk’te asıl amaç değildir; asıl amaç, ‘çağdaş medeniyet ’tir. ve refah devleti fikri çağdaş medeniyetin maddi temelini teşkil etmesi bakımından benimsenmiştir”. Çünkü Ona göre, “azınlık çoğunluğun cehaletinde menfaat ararsa genel felaket kesindir”.

Mustafa Kemal, 17 Şubat 1923′te İzmir İktisat Kongresi’ni açış konuşmasında da halk kavramına değinmiştir. Bu konuşmasında Gazi, Kurtuluş Savaşı’na başlamakla, milletin, “halk devresinin temelini attığını belirtmiş, “halk devri” ile eş anlamlı olarak “milli devir” sözcüğünü kullanmıştır. Mustafa Kemal, 8 Nisan 1923′te de yakın bir gelecekte yapılması tasarlanan milletvekili seçimleri için “Dokuz Umde” olarak bilinen seçim beyannamesini yayımlamıştır. Aslında Dokuz Umde olarak bilinen belgenin asıl adı “Dokuz Umde ve Bir Nokta-i Nazardır. Buradaki nokta-i nazar o sıralarda kesintiye uğramış olan Lozan Konferansı’nın yeniden başlaması durumunda, barış görüşmelerinden beklentinin dile getirildiği iki cümlelik bir ifadedir. Beyannamede, Meclisteki Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunun Halk Fırkası ’na dönüştürüleceği, daha sonra sözü edilen partinin “halk hakimiyeti, maddî ve manevi yenileştirmeye ve gelişmeye dayanan ayrıntılı ve derli-toplu” bir programının yapılacağı açıklanmıştır

Halk Fırkası Nizamnamesinde 1923 halkçılık kavramı şu şekilde ifade edilmiştir: “Halk Fırkası nazarında halk mefhumu, herhangi bir sınıfa münhasır değildir. Hiçbiri imtiyaz iddiasında bulunmayan ve umumiyetle kanun nazarında mutlak bir müsavatı kabul eden bütün fertler halktandır. Halkçılar, hiçbir ailenin, hiçbir sınıfın, hiçbir cemaatin, hiçbir ferdin imtiyazlarını kabul etmeyen ve kanunlarını vaz’etmek teki mutlak hürriyet ve istiklâli tanıyan fertlerdir. Kemalist düşüncede halkçılık ilkesi, sınıf mücadelesine karşıt ve onu izale edecek bir araçtır. Aynı zamanda bu ilke, dinsel hakimiyet anlayışına karşı kullanılan ve sonunda onun yerini alan laik bir egemenlik anlayışı da gerektirir. Böylece Halkçılık, siyasal iktidarın kaynağının bir bütün olarak -ulus anlamında- halkta olmasını öngörür ve Cumhuriyetçilik ilkesinin temelini oluşturur.

cumhuriyetiz.biz

Cumhuriyet Fazilettir. K. Atatürk


Haberin Resimleri



Etiketler :

Yorum Yap


Yazili Resim



Bu Habere Hiç Yorum Yapılmamış

0


Anket

Sitemizi Nasıl Buldunuz


 


Tümünü Gör

Polar Bilgisayar Bugün : 250   Son 1 Hafta : 2621   Son 1 Ay : 4119   Son 12 Ay: 27996